SOSYAL GÜVENLİK PRİM ALACAKLARININ
YENİDEN
YAPILANDIRILMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK
YAPILMASI HAKKINDA KANUN
Kanun No. 5458 Kabul
Tarihi : 22.2.2006
(4 Mart
2006 tarih ve 26098 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.)
MADDE 1 – 17/7/1964 tarihli ve
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre takip edilen, mülga 7/12/2004
tarihli ve 5272 sayılı Belediye Kanununun geçici 7’nci maddesi ile 3/7/2005
tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanununun geçici 5’inci maddesine istinaden Sosyal Sigortalar Kurumuna olan
borçları için Hazine Müsteşarlığı bünyesinde oluşturulan uzlaşma komisyonuna
başvuranlar hariç olmak üzere, kamu sektörü işverenlerinin en son 14/4/2005
tarihine; özel sektör işverenlerinin ise en son 31/3/2005 tarihine kadar ilgili
mevzuatına göre ödemeleri gerektiği halde, bu Kanunda belirtilen başvuru
süresinin sonuna kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan sigorta primi, sosyal
güvenlik destek primi, işsizlik sigortası primi, idarî para cezası, sosyal
yardım zammı borçları ve 31/3/2005 tarihi ve öncesinde biten özel bina inşaatı ve ihale konusu
işlerden dolayı yeterli işçilik bildiriminde bulunmadığı anlaşılan veya yine bu
tarihten önce bitmiş olan söz konusu işlerle ilgili olarak, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde bu konuda müracaat edilmesi
üzerine Sosyal Sigortalar Kurumunca yapılacak ön değerlendirme, araştırma veya
tespit sonucunda yeterli işçilik bildiriminde bulunmadığı anlaşılan
işverenlerin, fark işçilik tutarı üzerinden hesaplanacak borçları ve 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun 85’inci maddesine göre prim ödeyen isteğe bağlı
sigortalıların 1/5/2003 tarihinden 31/3/2005 tarihine kadar isteğe bağlı
sigortalılıklarının devam ettiği süre içerisindeki prim borçları ile 506 sayılı
Kanunun 86’ncı maddesine göre topluluk sigortasına tâbi olanların 31/3/2005
tarihine kadar olan malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ait prim borçları;
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki ay içerisinde Kuruma yazılı
olarak başvurmak şartıyla, bu madde ve 3’üncü madde hükümlerine göre yeniden
yapılandırılır.
Yukarıda
belirtilen işveren ve sigortalıların;
a) Borç
aslı tutarlarının 100.000 Yeni Türk Lirası (YTL) ve altında olması halinde, bu borç asıllarına,
ödeme süresinin bitiminden itibaren 31/12/1998 tarihine kadar uygulanan
oranlara göre gecikme zammı hesaplanmak; 1/1/1999 tarihinden 31/12/2004
tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan toptan eşya fiyat
endeksi (TEFE) aylık değişim oranı; 1/1/2005 tarihinden yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın
sonuna kadar ise Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan üretici fiyat
endeksi (ÜFE) aylık değişim oranı uygulanmak suretiyle, yapılandırmaya esas
borç hesaplanır.
b) Borç
aslı tutarlarının 100.000 YTL'nin üstünde olması halinde ise, ödeme süresinin
bitiminden yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın
sonuna kadar, yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre gecikme zammı hesaplanmak
suretiyle borç tutarı tespit edilir ve bu tutardan;
1 -
Bilanço esasına göre defter tutan işverenlerin bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihe kadar vermiş oldukları en son gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi
eki bilançosu esas alınarak, "(Dönen Varlıklar-Stoklar) / Kısa Vadeli
Yabancı Kaynaklar" işlemi sonucunda bulunacak oran 0.50 ve altında olduğu
takdirde bu durum borçlu açısından "çok zor durum" hali kabul edilerek;
söz konusu oran 0.50-0.40 arasında ise
% 10'u; 0.39-0.30 arasında ise % 20'si; 0.29 ve altında ise %
30'u,
2 - (1)
numaralı alt bentte belirtilenler dışında kalan işverenler tarafından 31/12/2004 tarihi itibariyle beyan edilecek
malî durum bildirimi esas alınarak, "(Kasa+Banka+Kısa Vadeli Alacaklar) /
Kısa Vadeli Borçlar" işlemi sonucunda bulunacak oran 0.30 ve altında
olduğu takdirde bu durum borçlu açısından "çok zor durum" hali kabul
edilerek, söz konusu oran 0.30-0.20 arasında ise %10'u; 0.19-0.10 arasında ise
% 20'si; 0.09 ve altında ise % 30'u,
3 - (1)
ve (2) numaralı alt bentlerde sayılan işverenlerden, 1/1/2005 tarihinden önce
vergi mükellefiyeti sona eren veya haklarında iflas kararı verilenler için %
30'u,
terkin
edilerek, yapılandırmaya esas olan borç hesaplanır. Ancak, bu şekilde
hesaplanan borç her halükârda bu maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre
hesaplanacak borç miktarından aşağı olamaz. (1) ve (2) numaralı alt bentlerdeki
oranların hesaplanmasında yüzdelik ayırımdan sonraki rakamlar dikkate
alınmaz. (1) ve (2) numaralı alt
bentlere göre beyan edilen bilgilerin doğruluğu Sosyal Sigortalar Kurumu
ve/veya Maliye Bakanlığı denetim elemanlarınca kontrol edilebilir. Beyan edilen
bilgilerin doğru olmadığının anlaşılması halinde, işverenler bu Kanun
hükümlerinden yararlanma hakkını kaybederler ve haklarında 26/9/2004 tarihli ve
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümlerine göre işlem yapılır.
Bu
maddede belirtilen oranları hesaplama konusunda 1/6/1989 tarihli ve 3568 sayılı
Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali
Müşavirlik Kanununa göre ruhsat almış meslek mensuplarına görev verilebilir.
Görevlendirilen meslek mensupları, yaptıkları hesaplamaların defter, kayıt ve
belgelere uygun olmasından sorumludurlar.
MADDE 2 – 2/9/1971 tarihli ve
1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanunu ile 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve
Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre, 31/3/2005 tarihine kadar
tahakkuk ettiği halde bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ödenmemiş olan
prim ve sosyal güvenlik destek primi borçları; bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren iki ay içerisinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla,
prim asıllarına ödeme süresinin bitiminden itibaren 31/12/1998 tarihine kadar
uygulanan oranlara göre gecikme zammı hesaplanmak; 1/1/1999 tarihinden
31/12/2004 tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan toptan
eşya fiyat endeksi (TEFE) aylık değişim oranı; 1/1/2005 tarihinden yeniden yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihten önceki ayın
sonuna kadar ise Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan üretici fiyat
endeksi (ÜFE) aylık değişim oranı uygulanmak suretiyle, bu madde ve 3’üncü
madde hükümlerine göre yeniden yapılandırılır. Ancak, bu suretle hesaplanan
borç yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre hesaplanan borç tutarından fazla
olamaz.
Birinci
fıkra kapsamı dışında kalan ve 1/4/2005 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önceki ayın sonuna kadar geçen dönemde tahakkuk ettiği halde ödenmeyen
prim, sosyal güvenlik destek primi ve gecikme zammı borçları, yeniden
yapılandırılan borca eklenerek 3’üncü
maddede belirtilen esaslara göre taksitlendirilir.
1479 ve
2926 sayılı kanunlar kapsamında bulunan ve borçları bu Kanuna göre yeniden
yapılandırılan sigortalılar veya bunların hak sahipleri; toplam borçlarının %
25'ini peşin veya dört taksidini carî ay primleri ile
birlikte ödemeleri durumunda sağlık sigortasından yararlandırılırlar.
MADDE 3 – Borçların yeniden
yapılandırılmasında; bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarih itibariyle aylık bazda borcun ağırlıklı yaşı ve
miktarına göre taksitlendirme süresine esas olan
yöntemi tespit etmeye, yapılandırılan
borcun peşin veya altmış aya kadar eşit taksitler halinde ödenmesine, ilk
taksit ödeme süresini belirlemeye, başvuru süresini bir aya kadar uzatmaya,
"çok zor durum" halinin uygulanmasına ilişkin hususlar ile diğer usûl
ve esasları belirlemeye Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur Yönetim Kurulları
yetkilidir.
Yeniden
yapılandırılan borcun tamamının veya bir kısmının taksitle ödenmek istenilmesi
halinde, taksitlendirilen
toplam borca; oniki aylık sürede ödenirse yıllık % 4,
oniki ayı aşan ancak yirmidört
ayı aşmayan sürede ödenirse yıllık % 5 ve yirmidört
ayı aşan sürede ödenirse yıllık % 6 oranında taksitlendirme
farkı hesaplanarak ilave edilir ve taksit süresine bölünmek suretiyle aylık taksit
tutarı bulunur. Başlangıçta taksitle ödeme yolu seçilip daha sonra taksitlendirilen borcun kalan kısmının peşin ödenmek
istenilmesi halinde, uygulanan taksitlendirme
farkının kalan aylara isabet eden kısmı indirilerek bakiye borç miktarı tahsil
olunur. Bu Kanuna göre yeniden yapılandırılmış olan borcun tamamının, yeniden
yapılandırma için bu Kanunda öngörülen başvuru süresinin sona erdiği tarihi
takip eden ayın sonuna kadar ödenmesi halinde, borç peşin ödenmiş sayılır.
Başvurusu
kabul edilip borçları yeniden yapılandırılanlar; borç türü bazında taksitlendirilmiş
borçlarıyla ilgili ödeme yükümlülüklerini bir takvim yılında üç defadan fazla
veya taksitlendirme süresi içinde tahakkuk edecek
aynı mahiyetteki carî ay borçlarıyla ilgili ödeme yükümlülüklerini bir takvim
yılında üç defadan fazla yerine getirmemeleri halinde, yeniden yapılandırma
hakkını kaybederler ve ödedikleri tutarlar Sosyal Sigortalar Kurumu ve
Bağ-Kur’un ilgili mevzuatı uyarınca borçlarına mahsup edilir. Taksit veya carî
aya ilişkin ödeme yükümlülüklerinin eksik yerine getirilmiş olması halinde,
ödeme yükümlülüğü ihlal edilmiş sayılır.
Üçüncü
fıkraya göre bir takvim yılında ödenmeyen ya da eksik
ödenen taksit tutarlarının taksitlendirme süresi
aşılmamak kaydıyla en geç izleyen takvim yılının sonuna kadar; ödenmeyen ya da eksik ödenen kısmın son takside ait olması halinde
ise, bu tutarın son taksidi izleyen ayın sonuna kadar
ödenmeyen kısım ile birlikte, gecikilen her ay için Hazine Müsteşarlığınca
açıklanacak bir önceki aya ait YTL cinsinden iskontolu
ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faiz oranına 1
puan eklenmek suretiyle bulunacak faiz oranının bileşik bazda uygulanması
sonucunda hesaplanacak faiz miktarının ödenmesi halinde bu Kanunun yeniden
yapılandırma hükümlerinden yararlanılır. Üçüncü fıkraya göre taksitlendirme süresi içinde ödenmeyen ya
da eksik ödenen aynı mahiyetteki carî ay prim ve diğer borçları ise, Sosyal Sigortalar
Kurumu ve Bağ-Kur mevzuatına göre gecikme zammı hesaplanarak tahsil edilir.
Bu Kanunun
1’inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında borçları yeniden
yapılandırılanlarca, taksitlendirme süresinde
beyanları üzerine tahakkuk eden; yıllık gelir ya da
kurumlar vergisinin süresinde veya vade tarihlerinin rastladığı yılı takip eden
yılın sonuna kadar tamamen ödenmemesi, katma değer vergisinde bir takvim yılında üç defadan
fazla kanunî ödeme süresinde veya vade tarihlerinin rastladığı yılı takip eden
yılın sonuna kadar ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi, bu vergi
türleri için ikmalen, re'sen
veya idarece yapılan tarhiyatlardan, taksitlendirme süresince
kesinleşenlerin ise kanunî süresinde veya kesinleşme tarihlerinin
bulunduğu yılı takip eden yılın sonuna kadar ödenmemiş olması ya da bu borçların 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48’inci maddesine göre taksitlendirilmemesi hallerinde, bu hususlar işverenin
bağlı olduğu vergi dairelerince Sosyal Sigortalar Kurumuna bildirilir. Bu durumda, borçlular bu Kanunun yeniden
yapılandırma hükümlerinden yararlanma hakkını kaybederler ve ödedikleri
tutarlar Sosyal Sigortalar Kurumunun
ilgili mevzuatı uyarınca borçlarına mahsup edilir.
Bu
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 6183 sayılı Kanunun 48’inci maddesine
göre veya 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun
geçici 1’inci maddesinin (K) fıkrası uyarınca ya da
1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanununun geçici 19’uncu maddesi
uyarınca borçlarını taksitlendirerek, ilgili
kanunlardaki taksitlendirme şartlarına uygun olarak
ödemekte olanlar, kalan borç tutarları için başvuru süresi içinde talep
etmeleri halinde, yeniden yapılandırma hükümlerinden yararlanabilirler. Bu
takdirde, daha önce yapılmış olan tecil ve taksitlendirme
işlemi bozularak taksitlendirme şartlarına uygun
olarak daha önce ödenmiş olan taksit tutarları, ilgili kurumların mevzuatına
göre mahsup edildikten sonra kalan borçlar vadesinde ödenmemiş alacak kabul
edilir.
Yeniden
yapılandırılan borçlar için yapılan ödemeler; yanlış veya yersiz alınan
tutarlar hariç, iade ve mahsup edilmez. Yeniden yapılandırma nedeniyle bu
Kanunun yürürlük tarihinden önce tahsil edilmiş tutarların iadesi veya mahsubu
yapılmaz. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tatbik edilmiş olan
hacizler ile alınan teminatlar, yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna
isabet eden teminatlar iade edilir.
Bu
Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuran borçluların, kapsama giren
borçları dolayısıyla Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur’a yaptıkları
itirazlardan ve yargı nezdinde sürdürdükleri
davalardan feragat etmeleri ve ihtilaf yaratmamaları şarttır.
MADDE 4 – İşverenlerin bu Kanunun
1’inci maddesi kapsamındaki borçlarını yeniden yapılandırmaması halinde,
başvuru süresinin sona erdiği tarihten itibaren; yapılandırılmış borçları ile
ilgili ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmemiş olmasından dolayı
anlaşmaları bozulanlar ise anlaşmalarının bozulduğu tarihi takip eden
aybaşından itibaren; kanun, kararname veya diğer mevzuatla sağlanan üretim,
yatırım ve benzeri Devlet yardımları ile teşvik ve desteklerden, daha önce
başlayıp devam eden nakdî olmayan teşvikler hariç, yararlandırılmazlar ve yararlanmaması
gerektiği sonradan anlaşılanlardan da yapılan Devlet yardımı, teşvik ve destek
ödemeleri kanunî faizi ile birlikte geri alınır. Söz konusu destek, teşvik ve Devlet yardımları,
ilgili sosyal güvenlik kurumundan borçlulara ilişkin bilgilerin temin edilmesinden
sonra sağlanır.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar Maliye Bakanlığı, Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken
belirlenir.
MADDE
5 – 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme
Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 79’uncu maddesine birinci
fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Tahsil
dairelerince düzenlenen haciz bildirimleri, amme borçlusunun hak ve
alacaklarının bulunduğu veya bulunabileceği banka ve katılım bankalarının
şubelerine doğrudan veya o mahaldeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ
edilebileceği gibi; Maliye Bakanlığınca veya bu Kanunu uygulayan diğer
kurumlarca belirlenecek limitin üzerinde borçlu bulunanlar için alacaklı tahsil
dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, banka ve katılım bankalarının genel
müdürlüklerine de doğrudan tebliğ edilebilir. Banka ve katılım bankalarının
genel müdürlüklerine tebliğ edilen haciz bildirileri hakkında da bu madde hükmü
uygulanır."
MADDE 6 – 17/7/1964 tarihli ve
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 80’inci maddesinin beşinci fıkrası
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Kurumun,
süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51’inci, 102’nci ve 106’ncı
maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun
uygulanmasında Maliye Bakanlığı, diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere
verilen yetkileri kullanır. Şu kadar ki;
Kurumun prim ve diğer alacaklarının süresi içinde ve tam olarak
ödenmemesi halinde, ödenmeyen kısmına, sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç
aylık sürede her ay için % 3 oranında gecikme cezası, ayrıca her ay için
bulunan bu tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç
ödeninceye kadar, her ay için ayrı ayrı Hazine
Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait YTL cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin
aylık ortalama faizi, bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak
ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı
günlük hesaplanır. Yapılacak takip sonunda tahsilinin imkânsız veya tahsili
için yapılacak giderlerin alacaktan fazla olacağı anlaşılan 20 YTL'ye kadar (20 YTL dahil) Kurum alacakları, tahsil
zamanaşımı süresi beklenilmeksizin Kurum Yönetim Kurulunca terkin edilebilir.
Kurum Yönetim Kurulu, bu miktarı on katına kadar artırmaya, terkin yetkisinin
tamamını veya bir kısmını yetki sınırlarını da belirterek Kurum Başkanına,
Genel Müdürlere ve Sigorta İl/Sigorta Müdürlerine devretmeye yetkilidir.
Bakanlar Kurulu ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına
kadar artırmaya veya bu oranı % 1 oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî
oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir."
MADDE
7 – 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa aşağıdaki ek
madde eklenmiştir.
"EK
MADDE 50.- İşverenler ve üçüncü şahısların bu Kanunun 10, 26, 27 ve 28’inci
maddeleri gereğince, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle ödemekle yükümlü
bulundukları her tür borcu 36 aya kadar eşit taksitler halinde tahsil edilir.
Söz konusu borca, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt
Faizine İlişkin Kanunun 1’inci maddesi hükümlerine göre faiz uygulanır."
MADDE 8 – 29/7/2003 tarihli ve
4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun
"Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri" başlıklı 7’nci
maddesinin birinci fıkrasına (19) numaralı bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki
(20) numaralı bent eklenmiş ve diğer bent numaraları teselsül ettirilmiştir.
"20)
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 80’inci maddesine istinaden takip edilen
alacakların, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanunun 48’inci maddesine göre tecil ve taksitlendirmesinin
yapılabilmesi için gerekli olan borcun tamamını karşılayacak tutarda teminat
gösterme şartının yerine getirilememesi ve yapılacak araştırma sonucunda
borçluların borçlarını karşılayacak tutarda mal varlığının tespit edilememesi
halinde borcun en az yarısı tutarında teminat alınmak suretiyle otuzaltı aya kadar taksitlendirilmesine karar vermek, bu konudaki yetkisini
gerektiğinde sınırlarını ve mal varlığı araştırmasının yöntemini belirleyerek
Başkan, Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı ve Sigorta
İl/Sigorta Müdürlüklerine devretmek,"
MADDE
9 – 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu
Kanununun 9’uncu maddesinin (B)
fıkrasına (5) numaralı bentten sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve
(6) numaralı bent (7) numaralı bent olarak teselsül ettirilmiştir.
"6)
Sektörel analizler yapmak, denetlenecek sektörleri
her yıl için belirlenecek risk değerlendirme kriterlerine göre sınıflandırmak
suretiyle riskli sektörlerin denetimine öncelik vermek."
MADDE 10 –
2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 53’üncü maddesinin ikinci
fıkrasının sonuna aşağıdaki cümleler eklenmiş ve üçüncü fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
"Kurumca,
birikmiş alacakların tahsili ile ilgili olarak banka ve katılım bankalarının
genel müdürlüklerinden borçlu sigortalıların hak ve alacaklarına ilişkin
istenen her türlü bilgi ve belgenin yedi iş günü içinde verilmesi zorunludur.
Söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde en yüksek basamağın prim
tutarı kadar idarî para cezası uygulanır."
"Sigortalılar
tarafından ödenmesi gereken primlerin süresi içinde ve tam olarak ödenmemesi
halinde, primlerin ödenmeyen kısmına, sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç
aylık sürede her ay için % 3 oranında gecikme cezası; ayrıca her ay için
bulunan bu tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç
ödeninceye kadar, her ay için ayrı ayrı Hazine
Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait YTL cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin
aylık ortalama faizi, bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır.
Yapılan prim ödemeleri, öncelikle ödemenin yapıldığı aya ait prim borcuna,
fazlası ise en eski dönem prim ve prime ilişkin gecikme zammı ve faiz borcuna,
artan olması halinde diğer borçlara mahsup edilir. Bakanlar Kurulu ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına
kadar artırmaya veya bu oranı % 1
oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî oranına getirmeye ve uygulama
tarihini belirlemeye yetkilidir."
MADDE 11 – 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer
Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun 54’üncü maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Madde
54.- Tahakkuk etmiş ve ödenmemiş toplam üç aylık prim borcu bulunan sigortalı,
takip eden ay içinde Kurumca borç tutarı hakkında yazılı olarak
bilgilendirilir. Yapılan bilgilendirme üzerine borcun ödenmemesi durumunda
bilgilendirmeyi takip eden dört ay içinde 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre
borç bildirimi yapılır. Bildirim üzerine sigortalı, prim borcunu carî ay
primleri ile birlikte bildirimde belirtilen sürede ödemezse sigortalı aleyhine icra takibi
başlatılır.
Kurumca
düzenlenen ve sigortalının prim borcu miktarını gösteren borç bildirimleri
resmî dairelerin usûlüne göre verdikleri belgeler hükmünde olup, icra ve iflas
dairelerince, bunların tâbi oldukları hükümlere göre işlem yapılır."
MADDE 12 – 1479
sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanununun 68’inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"Kamu
denetim elemanları ile sigorta müfettişleri ve sigorta yoklama memurları kendi
mevzuatı gereğince işyerlerinde yapacakları her türlü inceleme ve denetim
sırasında ilgililerin Kuruma kayıt ve tescili olup olmadığını incelemeye
yetkilidirler."
MADDE 13 – 1479
sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanununun ek 19’uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Ek
Madde 19.- Bu Kanun ve 2926 sayılı
Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye
ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının
Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha
önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı
ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi
itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait olduğu süreler
sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum
alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak,
sigortalı veya hak sahipleri daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın
başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını tebliğ
tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde bu süreler sigortalılık
süresi olarak değerlendirilir. Bu madde kapsamına giren sigortalılar hakkında
zamanaşımının kesilmesi ve zamanaşımının işlememesi ile ilgili olarak 6183
sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 103’üncü maddesinin
birinci fıkrasının (6), (8) ve (10) numaralı bentleri hariç diğer hükümleri ile
aynı Kanunun 104’üncü maddesi hükümleri uygulanır."
MADDE 14 – 1479
sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar
Kurumu Kanununa aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
"GEÇİCİ
MADDE 26.- Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı
halde, 31/3/2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim
borcu bulunan sigortalılar veya hak sahiplerinden bu sürelere ilişkin prim
borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden
yapılandırma talebinde bulundukları halde yapılandırma haklarını kaybedenler
hakkında ek 19’uncu madde hükmü uygulanır."
"GEÇİCİ
MADDE 27.- Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescilleri yapılmış
olan sigortalılar 31/12/2006 tarihine kadar sigortalılık hak ve yükümlülüklerinin
tespitine ilişkin her türlü bilgi ve belgeleri Kuruma ibraz etmek
zorundadırlar. 31/12/2006 tarihinden sonra bilgi ve belge ibraz edenlerin
hizmet süreleri saklı kalmak kaydıyla, ibraz ettikleri bilgi ve belgeler
basamak tespiti ve geriye dönük prim hesabında dikkate alınmaz. Anılan tarihe
kadar söz konusu bilgi ve belgeleri Kuruma ibraz etmeyen sigortalıların Kurumda
mevcut bilgi ve belgelere göre basamak tespiti yapılır ve geriye dönük prim
borçları hesaplanır."
MADDE 15 –
17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 4’üncü maddesinin mülga (c) bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
"c)
Yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar
düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, 16 yaşından büyükler için
tespit edilen asgari ücret tutarından az olduğunu beyan eden veya
belgeleyenler."
MADDE 16 –
8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile
506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı kanunlardan birine tâbi sigortalı iken, aynı
sürede bir diğer sosyal güvenlik kurumuna, adına prim ödendiği anlaşılan
sigortalılardan yersiz tahsil edilen prim asılları, sigortalı ya da hak sahiplerinin talebi, T. C. Emekli Sandığı
bakımından ayrıca kurumların da talebi halinde işsizlik sigortası primi hariç
olmak üzere hizmetlerin çakıştığı sürede prim borcu aslına mahsup edilmek üzere
en geç 6 ay içinde tâbi olması gereken sosyal güvenlik kurumuna devredilir.
Çakışan hizmet süresine ilişkin devredilen miktarın prim borcu aslını
karşılamaması halinde, bakiye prim borcu ilgili kanun hükümlerine göre
sigortalıdan veya 5434 sayılı Kanuna tâbi kurumdan tahsil edilir. Sosyal
sigorta kanunlarındaki sigortalılığın tespiti ile hizmetlerin birleştirilmesine
ait hükümler saklıdır.
Bu
nitelikte olup bu Kanunun yürürlük tarihine kadar çakışan hizmet süreleri
sosyal güvenlik kurumlarınca iptal edilmemiş olan sigortalılar da bu hükümden
yararlandırılır.
MADDE 17 – Bu
Kanun yayımını takip eden ayın ilk gününde yürürlüğe girer.
MADDE 18 – Bu
Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.