İŞVERENLERCE PERSONELE YEMEK VERİLMESİ

UYGULAMASININ VERGİSEL BOYUTU

 

Osman ÖZTÜRK

Maliye Bakanlığı

Gelirler Kontrolörü

 

GİRİŞ

Günümüzde, işletmelerin pek çoğu çalıştırdıkları personeline, sözleşmeleri gereği veya başka sebeplerden dolayı çeşitli şekillerde yemek vermektedir. İşletmelerin bir kısmı, bu hizmeti, işyerinde yemek hazırlatıp vermek şeklinde yapabildikleri gibi günümüzde daha yaygın uygulandığı şekilde, yemek kuponu dağıtarak da verebilmektedirler.

İşletmelerin çalıştırdıkları personele yemek verirken uyguladıkları yöntemler şu şekilde sıralanabilir. (1)

Malzemesi işletme tarafından alınan ve işletme bünyesinde (işyerinin içinde fiziksel olarak veya müştemilatında) ve yine işletme personeli tarafından hazırlanan yemeklerin verilmesi,

İşletme dışında hazırlanan ve işletme tarafından satın alınan yemeklerin işletme bünyesinde verilmesi,

İşletmenin herhangi bir lokanta ile anlaşarak bedeli işletme tarafından ödenmek üzere personelin bu lokantada yemek yemesi,

İşletmenin bir lokanta organizasyonu olarak tanımlanabilecek şirketlerden yemek kuponu alması ve bunları personeline vermesi ve personelin de bu kuponların geçerli olduğu herhangi bir lokantada yemeğini yemesi.

Görüldüğü gibi, sayılan yöntemlerin ilk ikisi, hizmet erbabına işyerinde veya işyerinin müştemilatında yemek verilmesi şeklindeki uygulamadır. Sayılan diğer iki yöntem ise hizmet erbabına işyeri veya işyerinin müştemilatı dışında kalan yerlerde yemek verilmesi uygulaması olmaktadır.

İşletme personeline işletme tarafından yemek verilmesi uygulamasının iki boyutu bulunmaktadır. Bunlar; (2)

Yemek hizmetinden yararlanan personelin bu sağladığı menfaatin ücretin bir unsuru olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve gelir vergisine tabi tutulup tutulamayacağı hususu,

İşletme açısından yemek vermek nedeniyle katlanılan giderlerin ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılması ve yüklenilen katma değer vergisi tutarlarının indirim konusu yapılması hususu.

A) HİZMET ERBABINA İŞYERİNDE VEYA İŞYERİNİN MÜŞTEMİLATINDA YEMEK VERİLMESİ

1- İşverenlerce İşyerinde veya Müştemilatında Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlerin Vergiden İstisnası:

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23'üncü maddesinde: “Aşağıda yazılı ücretler Gelir Vergisi’nden istisna edilmiştir:

...................

8. Hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (İşverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin  (2004/8295 sayılı BKK. ile belirlenen tutar, Geçerlilik: 1.1.2005, Yürürlük: 29.12.2004) 7.50 Yeni Türk Lirasını aşmaması ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile hizmet erbabına yemek bedeli olarak nakten yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir.);” hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü gibi işverenlerce hizmet erbabına yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler, öncelikle ücret olarak sayılmış, ancak gelir vergisinden istisna edilmiştir. Kanunun açık hükmüne istinaden, işverenlerce personele işyerinde veya işyerinin müştemilatında yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerin herhangi bir tutarla sınırlı olmaksızın gelir vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir. Ancak işverence personele sağlanan bu menfaatin gelir vergisinden istisna tutulabilmesi için;

• Yemeğin işyerinde hazırlattırılması,

• Yemek işyeri dışında hazırlattırılıyorsa, hazırlanan bu yemeğin personele işyerinde veya müştemilatında verilmesi,

gerekmektedir. Ayrıca, hizmet erbabı tarafından yemek ücreti v.b. adlarla yemek bedeline yapılan katkının, yemeğin işverene maliyetini etkilemesi dışında istisna uygulaması açısından bir önemi bulunmamaktadır.

2- İşverenlerce İşyerinde veya Müştemilatında Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatlerin Gider Yazılması:

Gelir Vergisi Kanununun 40'ıncı maddesinin 2 numaralı bendinde “Hizmetli ve işçilerin işyerinde veya işyerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri,...”nin, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirileceği, 57'nci maddesinin 4 numaralı bendinde, “işçilerin iaşe, tedavi ve ilaç giderleri....”nin zirai kazancın gerçek usulde tespitinde zirai hasılattan indirileceği, 68'inci maddesinin 2 numaralı bendinde de “Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen ........müstahdem ücretleri....”nin serbest meslek kazancının tespitinde, mesleki hasılattan indirileceği hükme bağlanmıştır.

Yapılan bu düzenlemelere göre; işyerinde veya işyerinin müştemilatında, hizmet erbabına yemek vermek suretiyle sağlanan menfaatler, ticari, zirai ve mesleki kazancın gerçek usulde tespitinde, hasılattan gider olarak indirilebilecektir.

Bu uygulamada sözü edilen giderlerin, Vergi Usul Kanunu ve bu Kanunla ilgili olarak yayımlanan Genel Tebliğlerde belirtilen esaslara göre tevsik edileceği tabiidir. Ancak, ücret sayılarak vergiden istisna edilen bu menfaat için işverenlerce ayrıca ücret bordrosu düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

ÖRNEK 1:

İşveren (A), çalıştırdığı personele işyerinde bulunan mutfağını ve yemekhanesini kullanmak suretiyle yemek vermekte olup, yemeğin personel başına bir günlük bedeli de 10 Yeni Türk Lirası’dır.

Bu işverenin, yukarıda açıklanan şekilde işçilerine yemek vermek suretiyle sağladığı menfaat, herhangi bir tutarla sınırlı olmaksızın işçiler yönünden vergiden müstesna tutulacaktır.

 Ayrıca işveren (A), personele vermiş olduğu yemek nedeniyle katlanmış olduğu giderlerin tamamını, Gelir Vergisi Kanununun 40/2'nci maddesi hükmü çerçevesinde, dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alacaktır.

ÖRNEK 2:

İşveren (B), işyerinde hazırlatarak işyerinin yemekhanesinde personeline yemek vermektedir. Yemek bedelinin bir günlük tutarı 10 Yeni Türk Lirası olup, bunun 8 Yeni Türk Lirasını kendisi karşılamakta, 2 Yeni Türk Liralık kısmını da personelin maaşından kesmek suretiyle tahsil etmektedir.

İşveren (B)’nin, personele yemek vermek suretiyle sağladığı 8 Yeni Türk Liralık menfaat, personel açısından vergiden istisna edilecektir.

Ayrıca, işveren (B), her bir personeli için katlandığı maliyet olan 10 YTL’yi, Gelir Vergisi Kanununun 40/2'nci maddesi hükmü çerçevesinde gider olarak yazacak, ancak yemek karşılığı personelin maaşlarından keserek tahsil ettiği 2 YTL’yi de gelir olarak kaydedecektir.

ÖRNEK 3:

İşveren (C)’nin işyerinde mutfak tertibatı olmayıp, sadece yemekhanesi bulunmaktadır. Bu işveren hazır yemek servisi veren bir firma ile anlaşmıştır. Yemek servisi veren firma, kendi mutfağında hazırlattığı yemeği, işveren (C)’nin yemekhanesinde, personeline servis yapmakta ve işverenden kişi başına yemek bedeli olarak günlük 10 Yeni Türk Lirası ücret almaktadır.

İşveren (C)’nin, civar lokanta veya yemek verme hizmeti veren firmadan temin ettiği yemeği, kendi işyerinde personeline sunmak suretiyle sağladığı menfaat de tutarına bakılmaksızın vergiden istisna edilecektir.

Ayrıca işveren (C), personeline yedirmiş olduğu yemek nedeniyle katlanmış olduğu giderlerin tamamını, Gelir Vergisi Kanununun 40/2'nci maddesi hükmü çerçevesinde, dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alacaktır.

B) HİZMET ERBABINA İŞYERİ VEYA İŞYERİNİN MÜŞTEMİLATI DIŞINDA KALAN YERLERDE YEMEK VERİLMESİ

1- İşverenlerce İşyeri veya İşyerinin Müştemilatı Dışında Kalan Yerlerde Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatin Vergiden İstisna Edilmesi:

Gelir Vergisi Kanununun 23/8'inci maddesinin parantez içi hükmünde, “(İşverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin (2004/8295 sayılı BKK. ile belirlenen tutar, Geçerlilik: 1.1.2005, Yürürlük: 29.12.2004) 7.50 Yeni Türk Lirasını aşmaması ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile hizmet erbabına yemek bedeli olarak nakten yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir.)” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Yapılan bu düzenlemeye göre, işverenlerin tarafından personele civar lokantalar veya yemek verme hizmetini sağlayan yerlerde yemek verilmesi halinde, bu yemek bedellerinin bir günlük tutarının, 2005 takvim yılı için belirlenen 7.50 YTL’yi aşmayan kısmının gelir vergisinden istisna edilmesi gerekmektedir. Bu istisnanın uygulanabilmesi için de aşağıda sayılan koşulların sağlanması gerekmektedir.;

• İşverenlerce yemek bedeli, doğrudan yemek verme hizmetini sağlayan veya bu işe aracılık eden kuruluşa ödenmelidir. Yemek bedeli hizmet erbabına ödenmeyecektir.

• Yemek bedelinin fiilen çalışılan günlere ait bir günlük tutarı 7.50 YTL’yi aşmamalıdır. Bu tutarı aşması halinde 7.50 YTL’lik kısmı istisnaya konu edilecektir.

• Fiilen çalışılmayan günler için de yemek bedeli ödenmesi halinde, bu ödeme istisna kapsamının dışında kalacaktır.

• Yemek bedeli faturası, işveren adına düzenlenecektir. Ancak, faturaya yemek yiyen hizmet erbabının adı ve soyadı ile yemek yediği gün sayısı bir liste halinde eklenecektir.

Bu şartlar çerçevesinde işverenlerce, hizmet erbabına civar lokantalar veya yemek verme hizmeti sağlayan kuruluşlar vasıtasıyla temin edilen menfaatler vergiden istisna edilecektir.

Yemek bedelinin bir günlük tutarının 7.50 YTL’yi aşması halinde aşan kısım, ücret olarak vergilendirilecektir.

Bu istisnanın uygulanmasında işverenlerin, bazı personeline işyerinde veya müştemilatında, bazı personeline de civar lokantalar veya yemek verme hizmetini sağlayan yerlerde yemek vermesi halinde; personele işyerinde veya müştemilatında yemek vermek suretiyle sağlanan menfaatler, yukarıda (A-1 bölümünde) açıklanan esaslar çerçevesinde vergiden istisna edilecektir. Ayrıca personele, civar lokantalar veya yemek verme hizmetini sağlayan yerlerde yemek verilmesi halinde de bu yemek bedellerinin bir günlük tutarı, 7.50 YTL’yi aşmaması şartıyla bu bölümde açıklanan esaslar çerçevesinde vergiden istisna edilecektir.

Öte yandan, geçici görevle görev mahalli dışına gönderilen personele harcırah ödenmesi halinde bu ödeme, Gelir Vergisi Kanununun 24'üncü maddesinin 1 veya 2 numaralı bendinde yer alan esaslara göre gelir vergisinden müstesna tutulmaktadır. İşverenlerce, personelin harcırah ödenmesini gerektiren bir görevle, görev mahalli dışına gönderilmeleri halinde, bu personele ayrıca yemek bedeli adı altında bir ödeme yapılması durumunda, bu ödemenin de tutarına bakılmaksızın tamamı gelir vergisine tabi tutulacaktır. Zira, hizmet erbabına verilen harcırah tutarları, yemek ve yatmak giderlerini de içermekte ve bu ödemeler zaten gelir vergisinden müstesna tutulmaktadır.

2- Hizmet Erbabına Civar Lokantalarda veya Yemek Verme Hizmeti Sağlayan Kuruluşlarda Yemek Verilmek Suretiyle Sağlanan Menfaatin Gider Yazılması:

Gelir Vergisi Kanununun 40'ıncı maddesinin 2 numaralı bendinde “Hizmetli ve işçilerin işyerinde veya işyerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderleri,...”nin, ticari kazancın tespitinde gider olarak indirileceği, 57'nci maddesinin 4 numaralı bendinde, “işçilerin iaşe, tedavi ve ilaç giderleri....”nin zirai kazancın gerçek usulde tespitinde zirai hasılattan indirileceği, 68'inci maddesinin 2 numaralı bendinde de “Mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen ........müstahdem ücretleri...”nin serbest meslek kazancının tespitinde, mesleki hasılattan indirileceği hükme bağlanmıştır.

Görüldüğü üzere, zira kazanç ile serbest meslek kazancın tespit edilirken işverenlerce personele verilen yemek verme hizmetinin işyerinde veya işyerinin müştemilatında yapılmasının veya dışarıdan lokanta ve yemek firmalarından temin edilmesinin veyahut da yemek kuponu olarak verilmesinin, gider yazmaya bir etkisi bulunmamaktadır. Ticari kazancın tespitinde ise;  işverenler tarafından verilen yemek verme hizmetinin işyerinde veya işyerinin müştemilatında olması halinde Gelir Vergisi Kanununun 40/2'nci maddesi hükümlerine göre gider yazılacaktır. Yemek verme hizmetinin civar lokantalar vasıtasıyla veya yemek kuponu olarak verilmesi durumunda ise işverenler yüklendikleri giderleri Gelir Vergisi Kanununun 40/1'inci maddesine göre, genel giderler çerçevesinde gider olarak yazılabilecektir.

Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde, ücret; işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatler olarak tanımlanmış, ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunmasının onun mahiyetini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 238'inci maddesinin birinci fıkrasında, işverenlerin her ay ödedikleri ücretler için “Ücret bordrosu” tanzim etmeye mecbur oldukları; Gelir Vergisi Kanununa göre vergiden muaf olan ücretlerle götürü ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tanzim edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre işverenler, civar lokantalardan veya yemek verme hizmeti sağlayan diğer kuruluşlardan hizmet erbabına yemek vermek suretiyle sağladıkları menfaatlerin vergiden istisna edilecek kısmı ile vergiye tabi olacak kısmını belirlemeleri bakımından, ücret bordrosunda bu hususu göstermek zorundadırlar. İşverenler yaptıkları bu ücret ödemelerini ücret bordrosuna dayandırarak, genel hükümlere göre gider yazacaklardır. Lokantalar veya yemek verme hizmetini sağlayanlardan alınan faturalar, bu bordronun eki niteliğinde gider belgesi kabul edilmektedir.

ÖRNEK 4:

İşveren (D), çalıştırdığı 8 işçisine, civar lokantalardan birisi ile anlaşarak öğle yemeği yedirilmesini sağlamıştır.

İşveren (D), lokanta ile yaptığı anlaşma uyarınca işçilerine sadece mesai günlerinde öğle yemeği yemeleri için yemek kuponu almış ve bir işçinin bir günlük yemek bedeli olarak katma değer vergisi hariç 7 YTL  ödemeyi kabul etmiştir.

Lokanta işletmesi, 8 işçi için kişi başına Katma Değer Vergisi hariç günlük (7 x 8 =) 56 YTL hesabından hareket ederek, Şubat ayında fiilen çalışılan 20 işgününü dikkate almak suretiyle, işveren (D)’ye gönderdiği faturada, yemek bedeli olarak toplam (56 x 20 =) 1120 YTL göstermiştir.

Bu örnekte, kişi başına civar lokantada yedirilen yemekle sağlanan menfaatin fiilen çalışılan günlere ait bir günlük tutarı 7.50 YTL’yi aşmadığı için, bu suretle hizmet erbabına sağlanan menfaatin tamamı vergiden istisna edilecektir.

Ayrıca işveren (D), personeline yedirmiş olduğu yemek nedeniyle katlanmış olduğu giderlerin tamamını, Gelir Vergisi Kanununun 40/1'inci maddesi hükmü çerçevesinde, dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alacaktır.

C) İŞVERENLERCE HİZMET ERBABINA YEMEK VERİLMESİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELERDE KATMA DEĞER VERGİSİ UYGULAMASI

31.12.1984 tarih ve 18622 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 9 seri no.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin 8'inci bölümünde, “Katma değer vergisi uygulamasında personele sağlanan menfaatlerden aşağıda sayılanlar vergiye tabi tutulmayacaktır.

a) Personele işyerinde veya müştemilatında yemek verilmesi,

.......................................

.......................................

İşletmenin iktisadi faaliyetini yürütebilmesi için yapılan ve işletmede yaratılan katma değerin bir unsuru olan bu masraflar, maliyetin bir parçası olduğundan, personele tahsis sırasında vergiye tabi tutulmayacak, bu mal ve hizmetlerin iktisabında yüklenilen vergiler ise genel hükümlere göre indirim konusu yapılabilecektir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Buna göre, işverenlerin işyerinde veya müştemilatında hizmet erbabına yemek vermek amacıyla satın aldıkları mal ve hizmetler nedeniyle yüklenilen katma değer vergisi tutarları, mal ve hizmet bedeline dahil edilmeyecek ve indirim konusu yapılacaktır.

Öte yandan, işverenlerin civar lokantalar veya yemek verme hizmeti sağlayan yerlerden, personeline yemek vermek suretiyle sağladığı menfaatler için de bir günlük 7.50 YTL yemek bedeline katma değer vergisi dahil bulunmamaktadır. Yemek bedelinin 7.50 YTL’lik kısmı, yukarıda da açıklandığı üzere, vergiden istisna edilecek bu bedele isabet eden katma değer vergisi işverenlerce indirim konusu yapılacaktır.

Yemek bedelinin tutarının 7.50 YTL’yi aşması halinde, aşan kısım (istisna tutarına isabet eden katma değer vergisi hariç olmak üzere) net ödenen ücret olarak kabul edilecek ve vergiye tabi tutulacaktır.

ÖRNEK 5:

İşveren (E)’nin, civar lokantaların birisi ile yaptığı anlaşmaya göre işçisine yemek vermek suretiyle sağladığı menfaatin bir günlük tutarı (katma değer vergisi dahil) 10 YTL’dir.

Bu işveren, işçisi için hazırlayacağı ücret bordrosunda, yemek bedelinin 7.50 YTL’lik kısmını vergiden istisna ücret gösterecek, bu bedele ait (7.50 x % 18 =) 1.35 YTL’lik katma değer vergisini indirilecek katma değer vergisi hesabına aktaracak, geri kalan [10 – (7.50 + 1.35) =] 1.15 YTL’yi de net ödenen ücret olarak kabul edip, bu ücretin brütünü hesaplamak suretiyle vergilendirecektir.

D) SONUÇ

Yazımızda; işverenlerin, çalıştırdıkları personele yemek verirken uyguladıkları yöntemler belirlenmiş, yemek hizmetinden yararlanan personelin bu sağladığı menfaatin ücret olarak değerlendirilip değerlendirilmediği hususu açıklanmıştır. Ayrıca, personele yemek veren işletmelerin bu süreçte katlandıkları maliyet unsurlarını, ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alıp alamayacakları ve yüklendikleri katma değer vergisi tutarlarını da indirip indiremeyecekleri hususları incelenmiştir.

 

 

––––––––––––––––––––––

(1)   Ömer DUMAN, “Personele İşyerinde Yemek Verilmesi ve Yemek Kuponu Verilmesi Uygulamasının Vergisel Boyutu.” Vergici ve Muhasebeciyle Diyalog, Sayı: 163, s. 28.

(2)   DUMAN, a.g.m., s. 29.